Bir kere bak, "Kurtarırdım" derkenki kibri fark ediyor musun? Yanlış anlama... Ben ondan daha iyi bir yerdeyim, ben onu oradan çekip çıkarırım, diyorsun. Müdahale ederim ve düzeltirim diyorsun. Yapamazsın. Senin gücün buna yetmez. Senin gücün bir tek kendi sınavına yeter. Kendi yolunda yürümeye yeter. Başkasının yolunda sadece izin verildiği kadar yürüyebilirsin. Hem nereden biliyorsun, müdahalenin doğru olduğunu? Olan olmuş. Sen olmuş olanı beğenmiyorsun, kendi yorumunla değiştirmek istiyorsun. Annem hep "Olanda hayır vardır" derdi. Şimdi kalkıp gitti ya kadın, bunda da bir hayır vardır. Onun bütün bunları yaşamasında, evini bırakıp buralara gelmesinde, çocuklarının onsuz kalmasında da bir hayır vardır.
Ama anlamamız gereken şu: Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak. sınav geçilecek... Teneffüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş. dersini almışsın, şimdi artık ferahlama zamanı senin için. Öyle düşün. Selime Hanım'ın da sınavı buymuş, belki o da feraha gitmiştir" dedi.
"Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimiz mumla aratacak senaryolar...