Düşündükçe, ama gerçekten, hakkını vererek ve korkmadan düşündükçe yeniden hissetmeye de başlamıştı ve acı çekmemek için ruhunu nasıl kötürüm bıraktığını anlamıştı. Nasıl gece günün bir parçasıysa, acı, keder ve kasvet de yüreğin bir parçasıydı ve bunları kesip atmaya çalışmak insanı huzura kavuşturmuyor, tam tersine ruhun sakat kalmasına ve hissizleşmesine neden oluyordu.
Bırak kendinle cebelleşmeyi. Çöz hatıralarının zincirlerini. Bırak aksınlar. Sen sadece dur ve düşün. Ama hakkını vererek düşün. Sadece aklınla değil, kalbinle de düşün.
Madencilik, ölüm riskinin en yüksek olduğu mesleklerden biridir, buna rağmen en büyük mücadeleyi, emeğinin karşılığını alabilmek için veriyor insanlar. Şu fotoğrafa ne kadar bakılabilecekse o kadar baktım.. Hakkını isteyen, hakkını arayan suçlu değildir. Ama bu insanlara, bu halka bunu reva gören herkes suçludur, haksızdır, hırsızdır.