Ölüp giden birinin yüzünde dahi bir tür ifade olur, bir tür iz olur. Ama bu resimdeki, bir beygirin kafası bir insan bedenine dikilse ortaya çıkacak bir ifadeye benziyordu. Bakan kişide oldukça rahatsızlık verici düşünceler oluşturuyordu. O zamana kadar böyle tuhaf bir suratı olan bir adam görmemiştim.
Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor.
Gökten bir İnci
Seçemiyen gemici,
Yol bulamadı gemisine.
Ve birşey anlamadı içmekten
Sarhoş, onun mavisini gerçekten
Katmadıysa içkisine.
Ne tatlı şeydi gökyüzü:
Biz de Kara ekmeğimizi
Banardık mavisine !
"yaptım," diyor. Önce anlamıyorum ama sonra mezar taşını görüyorum. mezar taşını ve thetis'in taşın üzerine yaptığı işaretleri. Taşta akhilleus yazıyor. Yanında da PATROKLOS. "Git," diyor. "Seni bekliyor."