/...Mecâz-ü mâsivâ'yı terk edüp gel, varlığın mahvet.
Bu yolda ermeyenler mahv-u sarf'a kaldılar mahcub.../
_____________
[Gerçek olmayan ve O'ndan gayrı her nesneyi (mâsiva'yı) bırak da gel, varlığını yok et... Bu yolda her neşesini harcamayanlar utançta kaldılar.]
/...Kalbi mir'âtını pâk ide gubâr-ı kem'den
Görüne kendine ol âyineden nur-u likaa.
Pâklikten yine bir hâle ki sâfi dil olup,
Her neye kışla nazar görmeye Hakk'tan ma'dâ.
Bezm-i aşk içre görüp nazmımı derler (HİLMİ).
Her sözün bir varak-ı hikmet-i gencine-küşâ./
____________
[Gönül aynasını kötülük tozundan temizlesin ki o aynadan kendisine gerçek yüzünün nuru görünsün.
Temizlikten, öyle bir gönül saflığı hâli olsun ki her neye baksa, Hakk'tan başka hiçbir nesne görmez olsun.
Ey HİLMİ! Sevgi toplantısında benim bu şiirimi görüp 'Her sözün hazine açan bir bilgelik yaprağıdır.' derler.]