/...Mecâz-ü mâsivâ'yı terk edüp gel, varlığın mahvet.
Bu yolda ermeyenler mahv-u sarf'a kaldılar mahcub.../
_____________
[Gerçek olmayan ve O'ndan gayrı her nesneyi (mâsiva'yı) bırak da gel, varlığını yok et... Bu yolda her neşesini harcamayanlar utançta kaldılar.]
/...Kalbi mir'âtını pâk ide gubâr-ı kem'den
Görüne kendine ol âyineden nur-u likaa.
Pâklikten yine bir hâle ki sâfi dil olup,
Her neye kışla nazar görmeye Hakk'tan ma'dâ.
Bezm-i aşk içre görüp nazmımı derler (HİLMİ).
Her sözün bir varak-ı hikmet-i gencine-küşâ./
____________
[Gönül aynasını kötülük tozundan temizlesin ki o aynadan kendisine gerçek yüzünün nuru görünsün.
Temizlikten, öyle bir gönül saflığı hâli olsun ki her neye baksa, Hakk'tan başka hiçbir nesne görmez olsun.
Ey HİLMİ! Sevgi toplantısında benim bu şiirimi görüp 'Her sözün hazine açan bir bilgelik yaprağıdır.' derler.]
Bismillâh-ir Rahmân-ir Rahiym.
(Çalab'ın esirgeyen, yarlığayan adıyla)
Yâ Rab! Bi-hakk-ı Sure-i Yâsin-ü Kâf Hâ
Yâ Rab! Bi-hakk-ı Fâtiha-vü nun-u Hel etâ.
Edvâ-ı nuru mihrin ile zinde kıl dilim.
Esrâr-ı Aşk-ı pâk ile v-el-leyl-e v-ed-duhâ.
Ebru-yu hatt-ı yâr'e kıl öz âşina beni.
Yâ Rab! Bi-hakk-ı sırr-ı Elif Lâm Mim Râ.
Ezkâr-ı şükr-ü hamd ola her bir işim müdâm.
İhsân-ü lutfile kıldın bana atâ.
Yâ Rab! Bi-âyet-i "Mâ kân-e Muhammed
Âl-i Ali'den etme beni bir nefes cüdâ...
_________________
[Bismillâhirrahmânirrahîm.
Yâ Rab! Yâsin, Kâf Hâ, Fâtiha, Nun ve Hel etâ sureleri hakkıycün yüreğimin aydınlıklarını güneşin ile taptaze ve tertemiz, sevgi gizliliklerini "V-el-leyl-i v-ed-duhâ" ile tertemiz kıl.
Yâ Rab! Elif Lâm Mim Râ suresi hakkıyçün beni Sevgilinin hattı olan kaşına bilici kıl.
İşim sürekli olarak sana şükür ve övgüyü tekrar tekrar söylemek olsun. Sen bana bağış ve iyilikler sundun.
Yâ Rab! “Mâ Kân-e Muhammed" ayetinin hakkıyçün beni Hz. Ali soyundan bir nefes bile ayırma..]