Eda Akbaba

Eda Akbaba
@__EdaNur__
Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez. Cennet bile ölüm ister.
104 kitabı araştırınız. 'Ailenin nafakasını kadın kazanacak' diye bir şey bulamazsınız. Kadınların vazifesi kocalarının namusunu muhafaza etmek, çocuklarını İslam üzerine yetiştirmektir. Bir de meşru surette İslam için çalışma yapabilirse o zaman aliyyül ala olur." ( Kitabın özeti bir cümle)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Özgürlük denen şey tam da buydu onlara göre. Kadının kendi evinde kocasına hizmet edip onun sevgi ve muhabbetini kazanması "esirlik" ev haricinde patronunun binbir türlü nazına katlanıp eza ve cefasına tahammül göstermesi "hürriyet" idi. Kadının öz be öz çocuklarına hizmet etmesi "esaret" iş yerinde tanımadığı insanlara üç kuruş para için çay-kahve ikram etmesi, sofra hazırlaması "egemenlik"ti.
Zarar verebilir mi ufukta doğmakta olan güneşe, gözü görmeyen körün onu görmemesi
..yalnız değilsin, yanlış da değilsin, sen sadece insansın, diğerleri gibi sorunlar yaşarsın ve sonrasında çözersin, çözemezsen de alışırsın...
Sen bir susun; hep çaya ulaşmayı ve demlenmeyi arzuluyorsun. Bu süreçte yavaş yavaş pişmeye başlıyorsun, ısındıkça kötü hissediyorsun, "Neden ısınıyorum, neden bunlar başıma geliyor?" derken acı gitgide artmaya başlıyor. Kendi içinden belki söyleniyorsun su olarak, tek istediğim çayla kavuşmak ve demlenerek güzel bir çay olmaktı, nedir bu çektiğim diye. Bu acı veren sıcaklık içerisinde günler geçerken birden fokurdamaya başlıyorsun ve içinde isyan yükseliyor, artık ben bu acıya dayanamıyorum diyorsun. Halbuki sana acı veren o fokurdama hali bir yandan bazı şeylerin zamanının geldiğini müjdeliyor sana. Kaynama haline ulaştıktan sonra çayla buluşuyorsun nihayet ve bir süre dinginlik hali geliyor üzerine. Bu dinginlik halindeyken, sorguluyorsun yaşadıklarını, neden sıcağa maruz kaldığını, neden acı çektiğini anlamaya başlıyorsun yavaş yavaş. Hiçbiri anlamsız değildi çektiklerinin.