Görünüşte giyinişinde de, duruşun da bir olağanüstülük yoktu; ama Levin için onu bu kalabalığın arasında seçmek, ısırgan otları arasında bir gülü seçmek kadar kolay olmuştu.
Stepan Arkadyeviç kendiliğinden bir düşünce edinmez, bir görüş seçmez, bağlandığı düşünceler de görüşler de tıpkı çoğunluğun giydiği şapkanın, giysinin biçimi gibi kendiliklerinden gelirdi ona.