Emre

Emre
@__Emre__
28 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Hayatın Hakiki Lezzeti
"Bizim halkımız birbirinden ayrılır sınıflar halinde değil, bilakis mevcudiyetleri ve çalışmalarının birleşmesi birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir. Bu dakikada dinleyicilerim çiftçilerdir, sanatkârlardır, tüccarlardır ve işçidir. Bunların hangisi birbirinin karşıtı olabilir. Çiftçinin sanatkâra, sanatkârın çiftçiye ve çiftçinin tüccara ve bunların hepsine, birbirine ve işçiye muhtaç olduğunu kim inkâr edebilir. Bugün mevcut fabrikalarımızda ve daha çok olmasını temenni ettiğimiz fabrikalarımızda kendi işçilerimiz çalışmalıdır. Müreffeh ve memnun olarak çalışmalıdırlar ve bütün bu saydığımız sınıflar aynı zamanda zengin olmalıdır ve hayatın hakiki lezzetini tadabilmelidir ki, çalışmak için kudret ve kuvvet bulabilsin." (17 Şubat 1923) M.K. ATATÜRK
Reklam
Bürokrat kesimdeki ilerici unsurların en belirli özelliği, günümüze dek sürdürdükleri temel özellik olan iyi niyettir. İlerici kanat sanmıştır ki, bütün zümreler iyi niyetle, kardeşçesine çaba gösterecek, birbirini tamamlayacak ve bu şekilde memleket kalkınacaktır. Emperyalizmin yenilmiş olması, herkesin 'milli' sıfatını paylaşması dertlerin çözümüne yeterlidir. İlerici kanadın bu görüşü Mustafa Kemal'in sözlerinde en keskin çizgileriyle ifade ediliyor. "Ben öyle bir parti teşkilini tasavvur ediyorum ki, bu parti milletin bütün sınıflarının refah ve saadetini sağlamaya çalışacak bir programa malik olsun. Milletimizin şartları buna müsaittir." (14 Ocak 1923)
İktidardaki sacayağının en ilginç bölümü Milli Mücadele'yi yürütmüş olan askerlerdir. Bu kadronun bir kısmı kendini hemen tatlı işlere ve ticarete kaptırarak 'bürokrat' niteliğinden sıyrılmıştır. Mustafa Kemal'lerin, İsmet Paşa'ların dahil olduğu grup ise kendi sınıfsal yapısının çerçevresindeki 'ilericiliğini', namus ve heyecanını, memlekete faydalı olmak tutkusunu sonuna dek sürdürmüş, fakat seçtikleri ya da seçmek zorunda kaldıkları yol ülkenin 'geri kalmışlığını' alt etmemiştir.
Cumhuriyet idaresi bir sacayağı üzerinde durmaktadır. Eşraf (toprak ağaları ve Anadolu tacirleri), bürokratlar (İstiklal Savaşından gelen kadroyla öteki yüksek memurlar) ve tüccar. Bu üçlünün bürokrat kesimi Milli Mücadele'de başı çeken, ateşe ilk atılandır. Samimidir. Eşraf (Anadolu tacirleri, toprak ağaları vb.) mücadeleye bazı zorunluklardan ötürü sonradan katılan gruptur. Tüccar ise genellikle İstiklal Savaşı'nın dışında, hatta karşısındadır. Ufukta görünen zaferin nimetlerini paylaşmak üzere, son dakikada sacayağına dahil olmuştur. Bu üçlünün kuracağı düzen, şüphesiz, her birinin çıkarına en iyi hizmet edecek düzendir.
Cumhuriyetin 1923-1938 dönemindeki ekonomik ve sosyal başarısızlığın temel nedeni yönetimin, sınıfsal yapısıdır. Ayrıca, iyi niyetli unsurların sosyoloji ve ekonomi konularındaki tecrübesizliğidir.
Reklam