Emre

Emre

, bir kitap okudu
10/10
·400 syf.·
2021 5. kitabı
Nessa Carey
9.6/10 · 60 okunma
Reklam
Uzun kodlanmayan RNA'ların, sadece laf olsun diye değil, kansere aktif olarak dâhil olduğunu doğrulayan en güçlü verilerden bazıları, prostat kanserinden gelir. Prostat kanseri gelişmeye başladığında, kanserin büyümesi, testosteron olarak adlandırılan erkeklik hormonuna bağlıdır. Testosteron bir reseptöre bağlanır ve bu hücre çoğalmasını destekleyen çeşitli genlerin aktivasyonuna yol açar. Testosteronun reseptörüne bağlanması, ayağınızı arabanızın gaz pedalına basmanız gibidir. Prostat kanseri öncelikli olarak hormonun reseptörüne bağlanmasını durduran ilaçlar kullanılarak tedavi edilir. Bu ayağınızla gaz pedalı arasında bir cisim olması gibidir, böylece aracı daha da hızlandırmak isterseniz bile gaz pedalının üzerine basamazsınız. __________________________________ Fakat zamanla kanser hücresi, sıklıkla alternatif bir yol bulur. Hormon reseptörü, etrafında testosteron olup olmadığına bakmaksızın genleri aktive etmenin yollarını bulur.
Araştırmacılar, bilinen herhangi bir protein kodlayan genden uzakta yerleşik olan uzun kodlanmayan RNA'ların yaklaşık 150'sinin ifadesini azaltarak kültürdeki embriyolojik kök hücrelerini manipüle ettiler. Her deneyde sadece bir uzun kodlanmayan RNA'nın ifadesini azalttılar. Düzinelerce örnekte, sadece bir uzun kodlanmayan RNA'nın azaltılmasının, embriyolojik kök hücrelerinin pluripotent olmaktan çıkıp diğer hücrelere farklılaşmaya başlaması için yeterli olduğunu buldular. ____________________________________________________________________ (Pluripotent, gelişen bir embriyo'nun erken safhalarında var olan, canlıyı oluşturan özelleşmiş tüm hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğindeki henüz farklılaşmamış hücreler için kullanılan bir tanımlama.)
13, 18 ve 21.kromozomların trizomileriyle doğan bebekleri görmemizin nedeni ... Bunlar, en küçük kromozomlardan üçüdür ve her biri nispeten az sayıda gen içerir. Genel olarak, kromozom büyüdükçe, içerdiği gen sayısı da artar. Bu nedenle, 1. kromozomun trizomisini hiç görmememizin nedeni, büyüklüğüdür. 1.kromozom çok büyüktür ve çok sayıda gen içerir. Bir yumurta ve sperm birleşip, bu kromozomun üç kopyasını taşıyan bir zigot yaratırsa, çok sayıda gen aşırı ifade edileceği ve hücre fonksiyonları felakete uğrarcasına bozulacağı için embriyo çok erken yok edilecektir. Bu, muhtemelen kadın hamile olduğunu farketmeden gerçekleşir.
Evrimsel sürecimiz içinde bazı retrovirüsler, genomlarımıza tamamen yerleşmişlerdir. Günümüzde bunların çoğu genomik fosillerdir. Retroviral dizilerin bazı kısımları kaybolmuştur ve bu nedenle bir daha asla viral bileşenler üretemezler. Ancak hâlâ bazıları yeni virüsler yapmak için gereken tüm bileşenleri içerir. Bunlar normalde hücre tarafından çok sıkı kontrol altında tutulur. Bilim insanları, bağışıklık sisteminin sadece dış dünyadan bizi etkileyen virüslerle savaşmadığını, aynı zamanda bu endojen virüslerin de kontrol altında tutulmasını sağladıklarını keşfettiler.
Reklam