Çocukluğunda da ne zaman anlam veremediği bir öfkeyle dolsa kütüphanesinin bulunduğu odaya böyle atardı kendini. Kitaplara baktı. Kitapları gördü. Kitapları seyretti. Soluğu giderek düzenlendi,kalp atışları birkaç saniye sonra yatışıp yeniden kendisiyle yaşanabilir bir ritme ayarlandı.
"Ben inanma arzusuyla cezalandırılmışım fakat nasıl inanacağım,kime inanacağım,inandığımı kaç defa kaybedip kaç kez yeniden bulacağım? esas soru budur."