Kucaklayıp yaşayamayacağım şeyi kucaklamaya çalışmam bir hataydı. İyi yaşamanın bitirmen gereken şeyleri bitirerek yaşamak anlamına geldiğini bu defa öğrendim. Ne kadar çok insan korktuğu için, 'başkaları ne der' diye endişelendiği için bitirmeye cesaret edemeyip geçiştiriyor, biliyor musun? Ben de öyleydim işte ama artık özgür hissediyorum.
"Ama dün dedim ya: Zamana ihtiyaç var."
" Ne zamanı?"
" Biraz dinlenebileceğimiz zamana... Düşünebileceğimiz, rahatlayabileceğimiz, geriye bakabileceğimiz zamana."
O zamanlar başıma gelenlerin benim için ne anlam ifade ettiği konusunda aceleyle sonuca varmak istemedim sadece... Bu yüzden hayatıma dair derinlemesine düşğnmemeye karar verdim. Onun yerine istediğim şeyleri yiyip, film izleyip, yoga yapıp, kahve içerek vakit geçirdim. Kendime değil, diğer şeylere ilgi gösterdim ve bir süre sonra dönüp kendime bakınca sahiden de başarısız olmadığımı gördüm.
Bu hayatı ilk defa tecrübe ettiği için düşüncelerle savaşıp endişelere kapılıyordu. İlk kez yaşıyor olduğu için hayat böylesine değerliydi. İlk olduğu için yaşamımızın nasıl sona ereceğini de beş dakika sonra neyle karşılaşacağımızı da bilemiyorduk.