"Her abartı,her süsleme, her cila ,manevi olanın sinsi bir sömürüsüne yol açıyor."
"Pazarlamacı akıl kahveye saltanatlı bir isim koymuş.Sultanlı ,Osmanlılı bir şey. Hızını alamamış,kahvenin yirmi bir çeşit kahvenin karışımı olduğunu eklemiş.Yetmemiş ,sağlık için yararlarını sıralamış .Üstüne de afili bir ambalaj geçirmek ihtiyacı duymuş
Bütün bu çabasının,onun elindeki maneviyata (kahveye) güvensizlikten kaynaklandığını,onun maddiyatla (sultan-yirmibirçesit-sıhhiyarar-ambalaj) desteklenmeden ikna edici olmayacağını fark etmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz."
"Oysa biliriz ki hakiki bir kahvenin, kendisi olmaktan başka bir şeye ihtiyacı yoktur."...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan duyarlığında bir keskinleşme belirince, kavrayışında bir eşiği geçtiğini hissettiğinde, kendisini o sınırda bekleyenin şiir,paradoks ya da sanat olduğunu görür ya,öyle.
Bu hayatı ,bi test sürüşü gibi yaşıyoruz.Beğenirsek alacağız,beğenmezsek kalacak. Henüz bizimmiş gibi sahiplenmiş değiliz onu.Bedelini ödeyerek,onunla artık dönüşü olmayan bir ilişkiye girdiğimizi düşünmüyoruz. Belki de vazgeçeriz gibi duruyor. Belki de diğer dükkanda daha iyisini buluruz. Aklımız ,tanımadığımız, başka ve daha güzel bir hayatta.