Nora Seed

Acının ağırlığını taşıyacak kadar güçlü kelimeleriniz olmadığında susmak en ehven şeydi.
İnsan ve Duygular
Reklam
Ben anlamayı istemekten daha insanca bir faaliyet, ilimden daha faziletli bir iş bilmiyorum.
Hayat, canlılara öncelik tanırdı. Ölenlerin görüntüleri, sesleri, kokuları, anıları, izleri ağır ağır silinir giderdi.Acı ama galiba başka yolu da yoktu.İnsan pek de vefalı bir varlık değildi. Önemli olan ölenleri tümüyle unutmamak, ruhlarından bir parçayı benliğinize katarak, onların gönlünüzde yaşadığına kendinizi ikna etmekti.İkna etmekti,diyorum çünkü zamanla yüzlerini bile hatırlamakta güçlük çekeceğimiz sevdiklerimizin ruhumuzdaki etkileri, yaşamın canlı görüntüleri, sarsıcı olaylarıyla ağır ağır silinip giderdi belleğimizden. Her ne kadar bunun tersini kendime sık sık yinelediysem de acı gerçek buydu. Ve bu gerçek, beni avcuna almakta gecikmemişti. Ona daha fazla direnememiş, bi yol ayrımına gelmiş ve teslim olmuştum.
Bilemem şu sinemde biriken gamı hangi iskele taşır?
Bir insanın gözleri güler mi? Kalbi gülerse güler. Kalbi ağlarsa gözleri de ağlar.
Reklam