Hayat sadece pozitif duyguları görerek yaşayacağımız, acısız bir piknik olarak tasavvur edemeyiz. Böyle bir tasavvur, pek çok hayal kırıklığını da beraberinde taşıyacaktır. Daha iyi bir hayatın nasıl yaşanacağına dair psikolojik öneriler çoğu zaman hayatın derinliğini yeterince kavramış olmuyor ve insanların eline sığ bir sloganlar tutuşturmaktan öte bir işlev görmüyor. İnsanlara kibri öğütleyen hiçbir düşünce, doğru bir hayatın anahtarını elinde tutuyor olamaz.
Yol, biliyoruz ki kadim Çağlardan beri çatallanmıştır: Zevk eksenli, sadece iyi hissetmeye dayalı bir dünyada mı yol alacağız yoksa erdem eksenli, iyi ve doğru bir hayatı önceleyen bir dünyada mı?