Fakat hakkını teslim edeyim, çok muhterem zatmışşın Muazzez. Hani tabelanı yaptırıp göğsüme assam, desem ki, "burada muhterem bir zat yatıyor", seni bekleyen kollarıma çaput bağlarlar, gözyaşlarıma dilek taşları atarlar, yani o derece...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu dünyada anası babası hayatta olmayanlar var, bir de hayatta olup da yanında olmayanlar, yanında olup umurunda olmayanlar var. Hepsi ayrı yara. Ama o son yokluk, çok büyük bir yokluktur insan hayatında, doldurulması kabil olmayan bir yokluk.
Bazen çocuklar gelip, göle taş atıyorum diye çaktırmadan bizi nişan alıyorlar. İnsanoğlunun ruhuna kötülüğün nasıl sızdığını kuşlar bile anlamıyor. Taş kanada değdiği anda, bir acı ses yükseliyor. O sesi duyduğumda, başka bir canlının canını yaktığında insanların yüzlerinde gördüğüm o zafer izini görmemek için başımı halka halka açılan suya daldırıyorum. İnsan olsun, kuş olsun. Kanadına taş değmesin istiyorsun.
Dostların çokluğu ile yalnızlığın mevcudiyeti arasında hiçbir alaka olmadığını zamanla anlayacaksınız. Ne diyordu şair, ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar.