Haz bir özgürlük şarkısıdır, ama özgürlük değildir.
Arzularınızın çiçeklenişidir, ama meyvesi değildir. Bir doruğa seslenen derinliktir, ama ne derindir ne de yüksek. Kafese kapatılanın kanatlanışıdır, ama kuşatılan uzam değildir. Eh, hakikatin ta kendisi şu ki haz bir özgürlük şarkısıdır.
Bu şarkıyı olgun bir yürekle söylemenizi isterim; ama şarkıyı söylerken yüreklerinizi yitirmenizi değil.
Gençlerinizden bazıları sanki o her şeymiş gibi haz peşinde koşuyor; yargılanıp, azarlanıyorlar. Ben yargılamazdım onları, azarlamazdım da. Arasınlar derdim. Çünkü hazzı bulacaklar; ama bir tek haz olmayacak buldukları.
...
Bedeniniz ruhunuzun harpıdır. Size kalmış, ondan tatlı bir müzik de üretebilirsiniz, uyumsuz sesler de.
Şimdi gönlünüzden geçirdiğiniz soru şu: "Hazda iyi olanı iyi olmayandan nasıl ayıracağız?"
Gidin tarlalarınıza ve bahçelerinize bakın, arının hazzının çiçekten bal almak olduğunu göreceksiniz, ama çiçeğin de hazzı arıya balını vermektir.
Çünkü arı için çiçek bir yaşam kaynağı, çiçek için de arı bir aşk habercisidir, hem arı hem de çiçek, her ikisi için de hazzın verilişi ve alınışı bir ihtiyaç, bir vecit halidir.
Ey Orphalese halkı, hazlarınızda çiçeklerle arılar gibi olun.