Aşk yolculuğunun yakınlık ve uzaklık mesafesi olmaz. Aşk yolunda olanın, "Ya bulamazsam?" derdi olmaz. Sen yola düşmeden bir bak bakalım yüreğine, yol sana kısmet olup düşmüş mü?
Ben sana ölümün kıyısında yaşama tutunmuş bir hayattan geliyorum... Ötesi berisi olmayan sadece ötelenmiş bir hayatın en ince ipine tutunmuş. Kaybedecek birşeyi olmayan ama sürekli kazanmaya çalışılan hayatın tam içinden... Kitabı okurken aslında merak ettiğim tek bir konu vardı. Bunca olumsuz satırları kaleme alırken Sevdiği insan yanındamıydı? Yoksa sırf kavuşabilmek için miydi bunca çaba? Cevabını bulamadığım bu sorunun yanıtı sanırım yazar'in hayallerinin arasında gizli kalacak. Bana öğrettiği birşey varsa buda gidenin bir daha geri gelmediği. Geri gelmemesinin sebeplerini Sanırım Yazar kadar bende bilmiyorum. Şimdi biliyorum Desem yalan olur. Yalan olur Derken, Gidenin gitmek için bulamadığı bahanelerin ardına sakladığı yalanlar kadar yalan olur. Şimdi bir gerçek peşinde koşan Yazar niye bu kadar bahaneye inanıp sevdi diye merak etmedimde değil. Sonra bir başka sayfada bu sorunun cevabını veriyor. Diyorki Kendi kendine. Kendi kendine de değil onu dinleyen kendine. "Eğer inanmış olsaydım bahanelere Sevmeyecekti beni. Zaten inandığım içinde Sevmedi. Sevmediği için ben sevmekten vazgeçecek değildim ama. Ben vazgeçmedim diye o vazgeçti zaten. Zaten Aşk iki Kalbin içinde birinin vazgeçip diğerinin vazeçmeden sonsuza kadar sevmesi değilmidir ? "Aslında burada haklıydı Aşk buydu. Birinin bekleyip diğerinin gitmesi. yada Birinin; Sen daha iyilerine layıksın deyip,Diğerinin de bu yalana inanması. Bu kadar olumsuz niye diye soracak olursanız. Bende onca sayfa içinde olumlu bir yanıt bulamadım kendime. Varmıydı da ben bulamadım yoksa gerçekten mi yoktu. İşte bu sorunun cevabını da bulamadım :)
Ne aradık kitabın içinde diye sordum aslında kendime. Yani onca kitap sayfası içinde illaki bir sorunun yanıtı vardı diye düşündüm. 180 sayfa içinde kendini kaybetmeyen herşeyi bulur
1. Bir kişiyi telefonla iki defadan fazla aramayın.
Çağrınızı yanıtlamazlarsa, ilgilenmeleri gereken önemli bir şeyler olduğunu varsayın.
2. Ödünç aldığınız parayı, diğer kişi size ödünç verdiğini hatırlamadan önce iade edin. Bu sizin dürüstlüğünüzü ve karakterinizi gösterir.
Aynı şey para haricindeki diğer şeyler için de geçerlidir.
3. Birisi size öğle / akşam yemeği ısmarlarken asla menüdeki pahalı yemeği sipariş etmeyin.
Mümkünse onların seçtikleri yiyecekleri sizin için de sipariş etmelerini isteyin.
4. Hiç kimseye "Ah, yani henüz evli değil misin?", "Çocuğun yok mu", "Neden bir ev almadın?" veya "neden bir araba almıyorsunuz?" gibi garip sorular sormayın. Bunlar sizin sorununuz değildir.
5. Arkanızdan gelen kişi için daima kapıyı açın.
Erkek ya da kız, yaşlı ya da genç olması fark etmez.
Toplum içinde birine iyi davranmak sizi küçültmez.
6. Bir arkadaşınız sizin için bir ödeme yaptıysa, bir daha ki sefere siz ödeme yapın.
7. Farklı görüşlere saygı gösterin. Unutmayın, birinin 6 gördüğü, size 9 görünebilir. Ayrıca, ikinci görüş bir alternatif için iyidir.
8. İnsanların konuşmasını asla bölmeyin.
Konuşmalarına izin verin. Dediklerinin hepsini duyun ve hepsini filtreleyin.
9. Konuşurken gereksiz konulara girmeyin. Asıl konuyu anlaşılır şekilde anlatmaya çalışın.
10. Birisiyle dalga geçer ve onlar bundan hoşlanmazsa, durun ve bir daha asla yapmayın. İnsanları daha fazlasını yapmaya teşvik edin ve ne kadar minnettar olduğunuzu gösterin.