Sabri

Sabri
Bir gülüm var ve bu da senin için.
Kötülük ortalamı iyiliğin yokluğudur. Bu iyiliğe çokça alıştığımız için algısal olarak şoke oluruz. Mesela insanların çocuklara iyi davranmasına alışmışızdır. Zira burada normal olan merhamettir. Epstein Adası'nda Siyonistlerin çocuklara yaptıkları muameleleri görünce şok oluruz ve "dünya kötülüklerle dolu" deriz. Oysa Epstein, şeytanlaşmış insanlara mahsus bir adaydı ve bu yüzden gördüklerimiz biz sıradan insanlara garip gelmişti. Dünya kötülüklerle dolu değildi, hakim duygu iyilikti. Eğer dünya kötülüklerle dolu olsaydı insanlar Epstein adasına değil, evladına merhamet eden annelere şaşırırdı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu kitap boyunca sık sık "felsefenin öldüğü çağ, gazeteciliğin felsefe zannedildiği çağ dememiz de bu sebepledir. Örneğin nedensellik, metafizik bir konudur. Deney-gözlemle yani mümkün maddesel konular hakkında üretilen bilgiler nedensellik hakkında son sözü söyleyemez Zira nedensellik deney gözlemin temelinde vardır. Nedensellik olmadan deney gözlem nasıl anlamlı olabilir? Örneğin kuantum üzerinden kainatta düzenin olmadığını iddia edenleri düşünelim. Kainatta düzen yoksa kuantum üzerinden yapacağımız çıkarımı zaten anlamlandıramayız. "Kuantum kainatta düzen olmadığını gösterdi." cümlesinin "Kuantum kainatta düzen olduğunu gösterdi cümlesinden anlam farkının olması için bile bir düzen lazımdır. Kaotik ve ve tamamen düzensiz bir evrende bu iki cümle arasında fark nasıl iddia edilebilir?
Sayfa 84·Kitabı okudu

Sabri

, bir kitap okudu
7/10
·164 syf.·
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.3/10 · 11,2bin okunma
Gönül aşk sarayını yıkılmış görmektense bazı hakikatleri çiğnemekten çekinmez.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Hem yazarlar dalgın adamlardır ... Hele romancı, tiyatrocu güruhunu kandırmak kolaydır. Bunlar eserlerinde her gün bir türlü yalan yaza yaza yalanı doğrudan, olmuşu olmamıştan, gerçeği gerçek olmayandan ayırt edemeyecek bir hale gelirler... Bütün hayat manzaralarına roman konusu diye bakarlar. Yalan yanlış her konuyu hakikat şeklinde göstermeye, her hakikati romanlaştırmaya uğra­şırlar. Ağızla söylenen yalan ahlaksızlık sayılırken kalemle yazılanı hüner sayılmak, kitap şeklinde para ile satılmak, ileri medeniyetin yazariara bağışladığı garip bir ayrıcalıktır.
Sayfa 8·Kitabı okudu