Bazen aşık olmak böyledir, Ada. Mantık ararsan bulamazsın, açıklayamazsın. Kime gider seçemezsin, yazıldı mı alnına silemezsin. Gitmek istersin gidemezsin, kalmak istersin kalamazsın. Sen onu istersin, o başka birini. Sen olmaz dedikçe oldurur, oldurmak istedikçe kaldırır, en ulaşılmaza kondurur. En çok canını yakan da odur, onsuz durulamayan da. Tüm belalar da ona okunur, tüm şiirler serenatlar da. Sana kırk kapı da gezdirir, sayfa sayfa methiye de düzdürür. Gönlün, düşmüşse bir zalime ölümden ölüm beğendirir ama düşerse gönlü temiz birine sana cennetten bahçe gezdirir.
Bir insanın, sevdiği kişiye yapabileceği en kötü şey ona en karanlık sırrını vermesidir. Çünkü o dakikadan sonra yan yana duramayacak kadar uzak, bundan kaçamayacak kadar yakın olursunuz.
Bazen dibi görmek için kendini aşağı bırakmak gerekirdi. Bazen yaşamı hissetmek için ölüme yaklaşmak gerekirdi. Bazen mutlu olmak için mutsuz olmak gerekirdi.
Benim dibi görmeme gerek yoktu, ben orda büyümüştüm, ölüme yaklaşmama gerek yoktu, her gün onunla beraberdim, mutlu olmayı ise hiç beklemiyordum artık, umudu yoktu.
Canımız, en çok nerede yandıysa hayat en az bir kez bizi oraya dönmeye mecbur bırakıyordu. Canımız yana yana oraya dönüyor, şanslıysak orayı arkamızda bırakabiliyorduk.