Yücel MORALI

Yücel MORALI
@__YuCeL__
Adana
Üsküdar, 1 Mayıs 1988
32 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan. Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki Parlıamanet’i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı? Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı! Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi. İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı… Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız İşin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık. Küsmesi, barışması, ayılması, bayılması Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı! Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi. Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma Hepsi ağzıma sıçtı… Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil. Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik… İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim. Ben seni severim sevmesine de İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim…
Yücel MORALI
👍
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erkek Kadına Nasıl Davranacağını Nasıl Öğrenir?MİŞ!
Ne erkek öğrenmiş kendini, ne kadın anlamış ne istediğini. Biri hâlâ “kadınlar şöyledir” ezberiyle dolaşıyor, diğeri “erkekler böyledir” diyerek kendi sığlığını süs yapıyor.Ortada iki cins değil, iki yarım insan var: Biri anlamaktan korkuyor, diğeri anlaşılmamaktan şikâyet ediyor.Erkek, kadına nasıl davranacağını öğrenememiş çünkü hayatı boyunca hiçbir kadına değil, kadın fikrine temas etmiş.Gerçek bir insanla değil, kendi egosunun karşısındaki hayali figürle konuşmuş hep.Saygıyı güçle, sevgiyi sahiplikle, ilgiyi kontrolle karıştırmış.Sonra da dönüp “kadınlar karmaşık”demiş. Hayır, karmaşık olan kadınlar değil boşluğunu ego sanan erkeklerdir. Ama kadın da masum değil. O da yıllardır “değer görmek”le “değerli olmak” arasındaki farkı unutmuş.Kendine biçilen rolleri reddederken, aynı sistemin parlak ambalajlı başka kalıplarına sığınmış.“Güçlü kadın” olma çabası, bazen sadece “kırılmamak için duvar örmek”ten ibaret kalmış.Sonra da “Erkekler korkuyor güçlü kadından” demiş. Oysa korktukları güç değil soğukluk.Ne erkek sevmenin sorumluluğunu alabiliyor, ne kadın sevilmenin ağırlığını taşıyabiliyor.İki taraf da birbirine ayna tutmak yerine, birbirini suçlamayı seçmiş.Kadınlar incinmişliklerini “feminist duruş” diye pazarlıyor.Erkekler komplekslerini “maskülen özgüven” diye yutturuyor. Ve kimse fark etmiyor ki: Ortada bir savaş yok aslında, sadece iki taraf da kendi cehaletini “kimlik” zannediyor.Bu yüzden “öğrenemez” diyen haklı belki de.Çünkü kimse gerçekten öğrenmek istemiyor.Öğrenmek değişmek demektir.Ama hem erkek hem kadın, değişmek yerine “haklı” olmayı tercih ediyor.Zira haklı olmanın sıcaklığı, insan olmanın sancısından daha kolay taşınıyor.Sonunda ortada ne bir erkek kalıyor ne bir kadın. Geriye sadece şu kalıyor:Birbirini anlamaktan çok, birbirine üstün gelmeye
1000Kitap
Gönderi kullanım dışı
Yücel MORALI
Nerden öğrenirse öğrensin nasılsa bilmediğini iddia edecekler, o yüzden koyver gitsin