İlk okuduğumda hikâyeyi gördüm. İkinci okuyuşumda yalnızlığı. Üçüncüde insanın kendine yabancılaşmasını. Şimdi, dördüncü okuyuşumda ise satır aralarında dolaşan o derin hüznü ve insanın kendini arayışını...
Belki de bir kitabın başucu kitabı olmasının ölçüsü budur: Her seferinde aynı kalırken, sana bambaşka şeyler anlatabilmesi.
Yıllar geçiyor, okur değişiyor, hayat değişiyor. Ama bazı kitaplar her defasında yeni bir kapı açıyor. Tutunamayanlar benim için tam olarak böyle bir kitap.
Ve her dönüşümde, sanki aynı soru yeniden karşıma çıkıyor:
"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?"
Dördüncü kez bu sorunun peşindeyim