Bütün dünya, bütün insanlık, bu kumar bağımlısı için dörtgen çuhada eriyip yok olmuştu. Ve ben burada saatlerce kalsam bile, onun benim orada olduğuma dair en ufak bir algısı olmayacağını biliyordum.
Oysa gözlerimi açtığım anda fazlasıyla karışıktı kafam, yıldırım hızıyla yaşadıklarımı bir kez daha sırasıyla, hatıra denen o büyülü kendini kandırma sayesinde, tadını çıkararak yaşamak istiyordum; şu da var ki insanın böyle şeyleri kavrayabilmesi o kadar da kolay olmuyor.
Kim bilir, belki de insanın bunları anlaması için ağrıyan bir kalbe gereksinimi vardır..
kendi hatam yüzünden son karşılaşmanın gerçekleşmemiş olmasını düşünmek, kor gibi yanan iç dünyamda zalimce bir kargaşa yaratıyordu.
Çığlık atabilirdim, öylesine acı veriyordu bu gittikçe daha acımasızca büyüyen derin bıçak yarası. Yalnızca tutkunun ne olduğunu hiç bilmeyen insanlar, nadiren bu duyguyu tattıklarında, belki de bu kadar çığ gibi ani, kasırgaya benzer tutku patlamaları yaşıyorlar: O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor...
her villanın önünden geçen herkesin, en derin arzusuyla ilgili olarak aklından defalarca şöyle bir şey geçmiştir herhalde: İşte sakin, mutlu ve dünyanın sorunlarından uzak bir şekilde yaşanacak yer!