"Yanlış bir zamanda doğduğumuzu düşünmüyor musun?"
"Sen ne zaman doğmak isterdin?"
"Yüz yıl, iki yüz yıl sonra. Insanlık başkalaşım geçiriyor, neye dönüşeceğini bilmek istiyorum."
Sonra oradan savaş geçti. Hiçbir ev, hiçbir hatıra hasarsız kalamadı. Her şey çürüdü: Arkadaşlık, aşk, adanmışlık, akrabalık, inanç, sadakat. Hatta ölüm. Evet, bugün ölüm bile bana kirlenmiş, bozulmuş gibi geliyor