Acılı bir ruh,yabancı bir diyarda yakınlarından biriyle karşılaşan bir yabancı gibi,kendine benzeyen,aynı duyarlılığı paylaşan bir başkasıyla birleşince huzura kavuşur.
Ölmüş bir insan bülbülün şarkısını,gülün fısıltısını ya da ırmağın titreyişini nasıl hatırlayabilir ki?
Prangalara vurulmuş bir mahkûm şafak melteminin ardından nasıl koşabilir?
Susmak konuşmaktan daha ağır değil midir?