Herkes kendi yolunu aşkla yürümeli, yolun onu götüreceği yeri umut etmeli ve elbette bu yolun sonuna ve bu yolculuğa güven duymalıdır. Yolu bu şekilde yürümek, bir zorunluluk değil, bir sorumluluktur.
Hakikat, sanıldığı gibi, bizim dışımızda, tarafımızdan keşfedilmeyi bekleyen bir şey değildir. Hakikat daha çok bizim oluşturduğumuz, oluşmasına katkıda bulunduğumuz bir şeydir. Hakikat bir olasılıktır; bizim olduğumuz, olabileceğimiz, olmak istediğimiz şeydir. Hakikat çoğu zaman varılmak istenen bir yer gibi düşünülür. Ama aslında hakikat yolculuğun ta kendisidir.