Sahiplik değildir bizim işimiz.
Sahip olan bir tanedir!
Biz bu dünyaya şahit olmaya geldik.
İmtihan diyarındayız, belki bir rüya yurdunda.
Rüyada neyiniz varsa uyandığınızda yanınızda olmayacak.
İmtihan da, sualler de sizin değil, cevaplar da.
O zaman nedir bizi bu denli bağlayan?
Nedir dünya denen rüyada gördüklerimizi terk etmemize mâni olan?
İnsan öyle çok sever ki bu dünyada sahip olduklarını, vazgeçerse her şey biter diye vehmeder.
Bu âlem bir rüya alemine benzer oysa.
Rüyada sahip olduklarınızı uyanınca yanınızda bulabilir misiniz?
İşte bu âlem de o rüya misalidir.
Bilin ki bu rüyada sahip olduklarının hiçbiri insanın değildir.
Sahiplik makamı da sıfatı da yoktur insanda.
Kendisi dahi kendinin değildir.
Dünyada ne yapıyorsan bil ki;
ya Allah içindir ya nefsin için.
Hep düşün bunu, yaptığın kim için diye.
Allah için yapmak letafet ama nefsin için yaptığın felâkettir!
Nefsini ayaklarının altına alıp ezeceksin.
Zira seninle beraber, her daim seni duyan,
sana söyleyen bir düşmandır o.
Çok yakındır ama bildirmez kendini.