↬
Orada, uzaklarda kimsenin görmediği
Seni götüreceğim bir yer var, bilir misin
Bir yer ki çirkinliğin, yalanın girmediği
Söz ver bana sevdiğim gel desem gelir misin
Gel oraya gidelim seninle
Sevgilerin bitmediği o ülkeye gidelim
Yıldızlar yanadursun gözlerinde
Ay ışığı dökülsün saçlarından, bırak
Alabildiğine uzansın
Lacivert bir deniz
Koyu mavi gölgeler düşsün kumların üstüne
Sen yanımda ol
Gözlerini ayırma gözlerimden
Ellerini yanan avuçlarımdan çekme
Zamanların en güzelini bende yaşa, gel
Zevklerin en sonsuzunu benimle tat
Gel, oraya gidelim seninle
Özlediğim şarkıları söyle bana
Sevdiğim şeyleri anlat
Bir bir unutalım ikimizden başka ne varsa
Güneş yükselince denizlerimde yıkan
Gel, sokul kollarıma yağmur yağarsa
Ağaçlar senin için açmış en güzel çiçeklerini
Dinle, dalgalar bir eski şarkıyı söylüyor sevdiğin
Duyuyor musun her yerde buram buram
İşte o yaşamak dediğin
Sözünden çıkmayan bir zaman, işte
↬
Duyuyorum ölüm yaklaşıyor
Bu onun ayak sesleri olmalı
Ben umutlarımı yitirdim gayrı
Kalbim bütün sevinçlere kapalı
Anladım hepsi yalanmış meğer
Ne şunun dostluğu, ne bunun sevgisi
Hep ben yıkıldım, hep ben ezildim
Yer etti alnıma ölüm çizgisi
Görüyorum ölüm yaklaşıyor
Düşmüş yoluma işte onun gölgesi
Beklemek, beklemek ve saymak günleri
Ne hazin kişinin öleceğini bilmesi
Hazırlanmak o yolculuğa ne acı
Bırakmak alıştığımız şeyleri ne kadar zor
İşte hep aynı çerçeveden bakıyor gözlerim
Ağlama boşuna resimler canlanmıyor
Anlıyorum ölüm yaklaşıyor
Onun kokusu var esen rüzgârda
Bakışlarımda eski canlılık yok
Aksim çoktan değişti aynalarda
Önce sıcaklığım terk edecek beni
Ve bir gün bu yatak boş kalacak
Saçlarımı arayan küçük ellerin
Yastığımda yapayalnız bir tel bulacak