Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim, daha değilim.
Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım
Evli ve anne.
Ankara Büyükşehir Belediyesi/Sosyal Hizmetler/Kütüphane
Laborant ve Veteriner Sağlık. Işletme. Halkla Ilişkiler....Hep öğrenci
“Kahretsin be!
Dört ay boyunca denizde olcaz.
Artık onca ay, o işi yapamıycam diye düşününce fena oluyom ha...
İrikıyım adam bunları söyledikten sonra, sanki öyle bir alışkanlığı varmış gibi, kalın altdudağını yaladı,
gözlerini kıstı.
"Al, aha da bizim cüzdan..."
Kurutulmuş cennethurması misali buruşuk para kesesini
göz seviyesine kadar kaldırıp salladı.
"O fettan fahişe, cılız mılız ama yatakta görsen, şahane be baba!"
Hayatımız boyunca hemen hepimiz duygusal çatışmalarla karşılaşırız.
Bu çatışmalarla mücadelede savunma mekanizması olarak ister mizahı kullanalım ister inkârı,
zihnimizin nasıl işlediğini
durup düşünmek hiç şüphesiz bize hem içsel bir aydınlanma
hem de rahatlama sağlayacaktır.
Ve en önemlisi;
Ruhsal, zihinsel ayarları bozulmuş kişilerle karşılaştığımızda
ilk tepkimiz genelde kaçma yönünde olur ama korku ve
kaygılarımızın ötesine geçmeyi başarabilirsek, karşımızdaki
kişinin acısını anlayabilir, ona şefkat gösterebiliriz.
Anlayış ve şefkat
zihinsel sorun yaşayan kişiye yardımcı olmakla kalmaz, bizim de kendimizi daha insancıl hissetmemizi sağlar.
Alzheimer ya da demansın ilk bakışta göze çarpmayan nitelikteki bir öncülü olan "hafif bilişsel bozukluk” çoğu insanda paranoya semptomları yaratır.
Kaybolan bilginin yerini
doldurmanın bir yoludur bu.
Depresyonun, paranoyanın ve obsesif kompulsif bozukluğun
tedavisi, hatta iyileşmesi mümkündü. Ancak demans için sadece bir süreliğine yardımı dokunan semptomatik tedaviler vardı.
Her hasta nihayetinde kötüye gidiyor, hastalığa teslim oluyordu.