Zaman insanı, farklı sahnelere koyuyor. Hiçbirimiz dekor ve insanlar değiştikçe ne yapacağımızı tam bilemiyoruz. Zaten hayatı yaşanmaya değer kılan da bu.
Evim der ki; “Beni bırakma; çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.” Yolum der ki; “Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim.” Ve ben hem eve, hem de yola derim ki, “Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış..”
Halil Cibran
" Bir keresinde bir adam tanımıştım, 72 yaşında. Hiç evlenmemişti, bu adamın sevdiği ablayı ailesi başkasına vermişti köyde. Adam o gün bu gündür o ablayı bekliyor, kadın öldüğünde cenazesini uzaktan izlemiş ve herkes gidince o gece orada uyumuş. Her ayın on ikisinde düzenli olarak mezarlığa gidiyor ve orada sabahlıyormuş. Bekçi, adamı tanıdığından sorun çıkarmıyor, o da alışmış yani. Sevgi, inancı doğurur, inanç umudu, umutsa aşkı ateşler. Eğer gönüldense sevgi, sonu yoktur."