Sitâre

Sitâre
@____Sitare____
8 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Ölene kadar sorumlusun, gönül bağı kurduğun her şeyden....
"Dostluk..." dedim, "Ne ola ki?.." "Dostluk..." dedi usulca, "Bir bağdır; Yokken aranan, Aranınca bulunamayan, Bulunamayınca sevgiyle yapılan bir bağ... Dostluk yeniden var olmaktır bambaşka bir insanda.. Bambaşka bir şekilde varlığını sürdürme çabasıdır aslında.... Yokken var varken yok olmaktır... Bir ruhta nefes almak bazen de yara almaktır. Ama her şeye rağmen sürdürmektir kurulan bağı, kopmasına müsaade etmemektir... Olduğu gibi kabullenmektir bir başka açıdan bakınca.. 'Değişince dostun yine senin bildiğin dostun olur mu ki değiştirmek istersin onu!?' O her şeyiyle senin dostundur; İyi veya kötü özelliklerinin olması değil, iyi kötü her şeyiyle onun bir bütün olmasıdır esas olan... Unutma; bazen bir savaş, bir mücadeledir dost olmak.. Dostun hayat tarafından örselendiğinde, değiştiğinde şunu hatırla: Hayat mutlaka değiştirir. Yaşamak böyle bir şeydir. Önemli olan onun değişimine onunla ayak uydurmaktır... Dost olmak gönül bağı kurmaktır, tıpkı küçük prensin tilkiyle kurduğu bağ gibi.. Ve tilkinin dediği gibi: 'Ölene kadar sorumlusun, gönül bağı kurduğun her şeyden....'" ≈Hüzünlü Bulut≈
1000Kitap
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir kitabın sayfaları arasına hapsediyordum kendimi ve burada mutluydum....
Uzun zaman sonra ilk kez yaşadığımı hissetmiştim bir kitabın bilinmezleri içinde kendimi kaybederken. Kelimelerin zihnimde oyun oynamasına izin verirken sanki ilk kez içten bir gülümseme oluşuyordu dudaklarımda, sanki ilk kez içtenlikle korkuyor, içtenlikle mutlu oluyordum. Bir kitabın sayfaları arasına hapsediyordum kendimi. Hayali karakterler dostum, sırdaşım oluyordu usulca. Her şey güzeldi, fazlasıyla güzel... Ve en önemlisi de mutluydum. Ama ne zaman ki gözlerimi harflerin dünyasından çeksem ne zaman ki gerçeğe baksam gerçeği yaşasam gerçeği hissetsem içimde tanıdık bir acı beliriyordu. Umutsuzca yaşamaya çalışıyordum. Ama gerçeklikle inanılmaz bir tezatlık oluşturacak şekilde sahteydi gülüşlerim. Bakışlarım anlamdan yoksundu. Cümlelerim kelimelerim sadece öylece dudaklarımda dökülüyordu ama benim için hiçbir anlam ifade etmiyordu. Konuşuyordum ama ne söylediğimin bile bilincinde değildim. Gülümsüyordum ama sahteydi. Bakıyordum ama gördüğüm şey baktığım şey değildi. Ben gerçeklikte yaşamıyordum. Ben zihnimin içinde kurduğum kitaplarla süslediğim kendi dünyamda nefes alıyor, kendi içimde yaşıyordum. ≈Hüzünlü Bulut≈
1000Kitap
Size boyun eğmeyeceğim, Yaptıklarınızı asla kabul etmeyeceğim!...
Bir çocuğa sırf yaşça kendisinden küçük diye asla saygı duymayan ama ondan saygı bekleyen hiçbir ebeveyne; çocuğuna ağzına geleni sayan ama çocuğu kendisine karşı tek kelime etse onu kötü çocuk olmakla, saygısızlıkla, nankörlükle suçlayan hiçbir ebeveyne; çocuğunu istediği gibi eleştiren, yeri geldiğinde sözleri ile utandıran ama çocuğu kendisini eleştirmeye kalktığında, "bak anne-baba öyle değil böyle" demeye çalıştığında çocuğuna "sen nereden bileceksin!" diye çıkışan hiçbir ebeveyne, anne-babalık adı altında yaptıkları kötü şeyleri gizleyip iyi şeylerle geçiştirmeye çalışan ve bunu da çocuklarına dayatan hiçbir anne-babaya boyun eğmeyeceğim. Yaptıklarını affedip asla kabul etmeyeceğim!.... t.me/Ssukutt ≈Hüzünlü Bulut≈
1000Kitap
Yazmak....
Yazmak yarayı sarmak mıdır, Yoksa yarayı kanatmak mıdır!?....
Yazmak