Bu kitabı bana çok sevdiğim bir arkadaşım neredeyse bir yıl önce önermişti. Çok güzel olduğunu söylemişti fakat ben o zamanlar kitap okumayı sevmediğimden pek ilgilenmemiştim. Daha sonra epey depresif bir ruh haline büründüm. Bunu fark eden arkadaşım kitabı okuma demişti bana. Aylarca okumak istedim ama arkadaşım okumamamda ısrarcıydı bu yüzden de okumadım. Ruh halimin düzelmesini bekledim. Ama dün aniden içimde inanılmaz bir okuma isteği uyandı ve kitabı okumaya başladım. Bu gün ise bitirdim. Bu kadar kısa sürede okumama ben bile şaşırmıştım ama bu normaldi çünkü kitap çok akıcıydı. Bu yazarın simyacı kitabı genelde ön plana çıkar fakat ben bu kitabı ondan bile daha çok sevdiğimi söylemeliyim.
Kitap sizi bir ölüm ve yaşam sorgulamasına itiyor. Bastırılmış duyguları, gerçekleştirilemeyen hayalleri, deliliği, gerçekliği, hayal dünyasını sorgularken buluyorsunuz kendinizi.
Kitap bir kızın yani Veronica'nın intiharı ile başlıyor fakat bu arkadaşımın düşündüğü gibi kişiye intiharı değil yaşamayı düşündürüyor. Veronica ile birlikte siz de yeniden yaşama arzusu ile doluyorsunuz. Bastırdığınız duygularınızı serbest bırakmak istiyorsunuz ve belki de siz farkında bile olmadan hayatınızda bir şeyler iyi yönde değişiyor.
Bu kitap bana yaşama dair bir çok şey öğretti diyebilirim....