Her bakışın beni kaç kez yaralar bilsen
Bundandır gözgöze gelince gözünden kaçmam
Düştüğüm dehlizde boğulup ölsem
Sen üzülme diye yaramı açmam
En fakir halimle sözlerine talibim
Her cümleni saklarım yerlere saçmam
Ezelden bu hasretin sancısına talimim
Sen incinme diye derdimi açmam
Susmaktır sevene yakışan duruş
Doğduğun yer kalbim, nereye kaçış
Allah’a sunduğum içten yakarış
Sebebim olma diye adını anmam
Sana düşkünlüğüm acziyet değil
Seni güzel gösterene bu meyil
Desem ki öpeyim alnını eğil
Ateşlere düşsem vallahi yanmam
Anlarsın diyedir bu tedirginlik
Kızarsın diyedir bu çekimserlik
İçime kurt düşse gönlüme hinlik
İdamsın deseler, gözümü kırpmam
Şaşkın gibi görme kırma kalbimi
Taşkın diye bilme aşsam haddimi
Sayfalarca döksem bendeki seni
Bir tebessümünü yazılmış saymam
“Gönül yıkma gönül yap cins ü mezhep etmeyip tefrik”
[ Kimsenin gönlünü yıkma; bilakis gönül yapıcı ol. Hem de insanlar arasında ayrım gözetmeden...
Hani demedi mi Yunus Emre :
Ben gelmedim da’vi için
Benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir
Gönülller yapmaya geldim ]
Sayfa 204 - Babıali kültür yayıncılığı·Kitabı okudu