İstanbul'u birde şairlerin dilinden, gözünden okumanın keyfine varıyor insan,edebiyat derslerinde bize anlatılamayan Nazım Hikmet, Orhan Veli burada öğreniliyor, İstanbulu sevdiriyor mesela geçtiğimiz galata köprüsünü tanıtıyor ve maalesef akıbeti dolayısı ile de üzdürüyor, galata kulesinin yazarın değimiyle doğumu anlatıyor ve kız kulesine olan sevdalılığını, kız kulesini bir kez daha sevdiriyor yazarımız ve ne yazık ki güzel İstanbul'u daha da yeşillendirmek yerine beton bir yerleşik olmanın hüznünü anlatıyor, yani kitapta Sunay Akın'ın kendine has üslubu ile İstanbul'u daha çok seviyor ve onu üzenlere de kızıyorsunuz.