Öncelikle her şeyin önyargılardan arınarak yorumlanması gerektiği gibi bu kitabı da önyargılardan arınarak okumaya başlamam gerekirdi. Gerçekten beni yanıltan ve önyargıyla yaklaşmamın ne kadar kötü olduğunu hatırlatan bir kitaptı.
Neyse ki okumaya devam ettiğimde kitabın sürükleyici etkisinde tam anlamıyla kayboldum. Yazarın her karakterin kişiliğini oldukça yoğun bir şekilde aktarması, cevabı baştan vermeyip okuyucuyu düşünmeye itip merağa sürüklemesi, bunlardan her biri kitaba bağlanmamı sağlayan nice etkenlerdi. Kitap ayrıca yoğun kurgusundan dolayı hiç bir şekilde sıkılmama sebebiyet vermedi.
Okuyacak ve ya da okumayı düşünecekler: Eğer bilinmezlik içinde kaybolmak ve merakla okuyacağınız bir kitap dilerseniz, elbet düşünebilirsiniz.
"Aşk çok daha değerli, fakat çok daha nazik bir şeydir. En minik, en karmaşık, en sanatkârane işlenmiş oyuncaklarımızdan biri kadar nazik. Onu fazla sıkı tutmaya çalışırsan, parmaklarının arasında unufak olabilir, ama fazla gevşek tutarsan, rüzgar onu uçurur, yere çarparak parça parça edebilir. Kalbinin sesini dinle, Annie. Ama sesin kalbinden geldiğinden emin ol."