"Bir millet ki, aydını halkından kopmuş; halkını, inkâr ettiği, kötülediği, horladığı, ama yerine hiçbir teklif getirmediği töreleri, görenekleri, gelenekleri ve değer yargılarıyla baş başa bırakıp gitmişti."
"Kısacası herkes bir cümle almak için yaşıyor, bu cümleyi de harf harf, virgül virgül, uzun günler boyunca kurdurtabiliyordu. Ve herkesin bir cümlesi, mutlaka olacaktı; iyi olması, onur kırmaması için de insanın güne, o gizli ve acımasız savaşın alanına zinde çıkması gerekiyordu. Evet herkes bir cümle edinebilmek için yaşıyordu ve bu cümleler birbirlerine karşı oluyordu."