Birine nasıl faydam dokunur diye canın tutuşurdu, söndün. mutluluğu uzaklarda arardın, kaldın. sözün zalimi korkuturdu, sustun. ellerini açar yalvarırdın, kabullendin. baharı getirene kadar sabrederdin, kışa razı geldin. artık seni tanımak ne mümkün. sen kalbini unuttun.
Eskiler, namaz için "günün hâsılâtı", cuma namazı için "haftanın hâsılâtı ", ramazan orucu için "senenin hâsılâtı ", hac için "ömrün hâsılâtı " derlerdi..
Karadâvî