Anonim

Anonim
@___arif___
Halk özünde ne kötü ne alçak ne de günahkârdır, sadece yoksulluktan, ağır çalışma koşullarından, diğer kesimler tarafından görmezden gelinmekten ve aşağılanmaktan "hırpalanmış" durumdadır. İnsanların kalbi kinle dolu ve onlardan daha zayıf herkese bu kini kusmaya hazırlar.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kendine her türlü özgürlüğü, refahı ve zenginliği talep ederken halka en ağır, bazen de zalimce haksızlıklara dayanması gerektiğini söyleyen üst tabakalara kızıyordu. Diğer yandan, bu duruma katlanan halka da kızıyordu. Zihinlerinin uyuşukluğuna, cahilliğe, ayyaşlığa, adaletsizliğe, maddi ve manevi sefalete alışılmış olunmasına itiraz ediyordu.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Alıntı
Peki, halk hangi imkânlara sahiptir? En iyi durumda iki-üç, en fazla beş yıllık bir eğitim. Eğitimleri sırasında ise beceriksiz eğitimciler tarafından yazılan genellikle sıkıcı, miadı dolmuş bilgilerle dolu ders kitapları okutulur. Çocuklarda bilgi arzusu uyandırılmıyor. Duygu ve düşünceleri geliştirilmiyor. Aksine, çoğu zaman kitaplara ve özgür düşünceye olan her türlü ilgi yok ediliyor. Peki ya sonra, okulun ardından neler oluyor? Milyonlar kendi kaderiyle baş başa kalıyor.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı
Çocuklar ve gençler birer bencil olarak büyümekte ve sadece kendini seven, sığ ve manen zayıf insanlara dönüşmektedirler. Tembel, açgözlü, duyarsız ve uçarı olurlar. Sonunda hiç kimseye ve hiçbir şeye, vatana, insana, emeğe, büyük fikirlere, ebeveynlerine, kendilerine bile ne sevgi ne de saygı duyarlar.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
halk kitleleri bir sanatkârın eli değmediği sürece yerde hareketsiz yatan ve yatacak olan cansız kil yığınlarıdır. Ancak Caesar, Napoleon, Büyük Petro, Sokrates, Muhammed gibi sanatkârlar ,büyük şahsiyetler ve kahramanlar ortaya çıkarak bu kili ellerine alıp onu şekillendirmiştir. İnsanları ve kitleleri istedikleri gibi biçimlendirirler.
Alıntı
Reklam