“Eğer yetişkinlere “Pembe tuğlalı, penceresinde sardunyalar, çatısında kumrular olan çok güzel bir ev gördüm.”derseniz,evi hayal etmeleri çok zor olacaktır.
Onlara, “Fiyatı şu kadar olan bir ev gördüm.” demelisiniz. O zaman, “Aman, ne güzel bir ev!” derler.”
“Herkes kendi hayatını yaşıyor ve bu hayatı yaşamanın bedelini ödüyordu. Acı olansa, insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı.
Aslına bakılırsa, insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader, insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.”
“Oysa yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekamül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktadır. Bugünlerde insanlar kendilerinden korkar oldu. Görevlerin en ulvisini, kendilerine karşı olanı unuttular.
Hayırseverler hayırsever olmasına, açları doyurup yoksulları giydiriyorlar. Gelgelelim kendileri çırılçıplak, ruhları açlıktan kıvranıyor.
Cesaret denilen şey insanlığı çoktan terk etmiş. Belki hiç cesur olamadık. Ahlakın temelindeki toplum korkusu, dinin sırrı ise Tanrı korkusu: İşte bizi yöneten iki şey.”