Funda

Funda
@___funda
Erkekler görüntülere karşı zayıf olduklarından, görünümler onları kolayca aldatabilir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar sürekli olarak bizi etkilemeye, ne yapacağımızı söylemeye çalışır ve biz de onların ikna etme çabalarına karşı dururuz. Ne var ki, hepimizin yaşamında farklı davrandığımız bir an vardır: aşık olmak. Aşık olunca adeta büyüye kapılırız. Genelinde kaygılarımızla dolu olan beyinlerimiz şimdi sevdiğimiz kişi hakkındaki düşüncelerle dolup taşar. Duygusallaşırız, doğru düşünme becerisini yitiririz ve başka koşullar altında yapmayacağımız kadar aptalca davranırız. Eğer bu durum uzun sürerse, içimizde bir nokta kırılır ve sevdiğimiz kişinin iradesine ve ona sahip olma arzumuza boyun eğeriz.
Yeni oluşan toplumlarda baskı ve aşağılama uzun süreler boyunca kadınların boyun eğmesi gereken koşullar oldu ve yüzyıllar süren deneyimlerden güç yerine yetenek kullanmasını öğreninceye dek bu durum değişmedi. Sonunda kadınlar zayıflıkları nedeniyle tek dayanaklarının baştan çıkarma olduğunu öğrendiler; güçleri nedeniyle erkeklere bağımlıysalar, erkeklerin de zevk nedeniyle kendilerine bağımlı olacağını fark ettiler. Erkeklere oranla daha mutsuz olduklarından bunu herhalde erkeklerden çok daha önce düşündüler; zevkin her zaman zevk düşüncesinin hemen altında yattığını ve hayal gücünün doğadan daha öteye uzandığını algıladılar. Bu temel gerçeklere ulaşınca merak uyandırmak için çekiciliklerini kullanmaları gerektiğini; evet demek istedikleri zaman bile hayır demek gibi zor bir sanatı öğrendiler ve böylelikle erkeklerin hayal güçlerini nasıl ateşleyeceklerini, harekete geçmesini diledikleri duygularını uyandırmasını da öğrendiler. Sonunda güzellik ve aşk ortaya çıktı ve kadınların çoğu sertliğini yitirdi. Gerçi kendilerini, zayıflıkları nedeniyle boyun eğmek zorunda kaldıkları baskı ortamından tümüyle kurtarmış sayılmazlardı ama erkeklerle aralarında süregiden mücadele boyunca, keşfettikleri okşayışlarla çarpışmayı sürdürdüler ve çoğu zaman kendilerine yönelen güçlerden büyük bir beceriyle yararlanmasını da öğrendiler. Bazen de erkekler kadınların kullandıkları silahları tekrar onlara doğrulttular ve böylece kadınların köleliği daha da dayanılmaz bir biçim aldı.

Funda

, bir kitap okudu
6/10
·120 syf.·
11 saatte okudu
·
2024 5. kitabı
Sadık Hidayet
6.9/10 · 36,7bin okunma
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır... Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz, bu hayaller bizi öylesine sarıyor ki zamanı, mekânı farketmez olmuyor muyuz? İnsan bilmez bile ne düşündüğünü, ama sonra kendini ve dış dünyayı hatırlamak, düşünmek için toparlanmak zorundadır. Bu da bir sesidir ölümün.