Arkamda oturduğu için göremiyordum Sergey Mihayloviç'i, ama odanın alacakaranlığında, çaldığım şarkıda, yüreğimde, her yerde onun varlığını hissediyordum. Göremediğim her bakışı, her kımıldanışı tüm varlığımda yankılanıyordu.
Evet, Sergey Mihayloviç'in beni sevdiği açıktı; bir çocuk olarak mı yoksa bir kadın olarak mı sevdiğine pek aldırdığım yoktu. Bu sevgiye değer veriyor, beni dünyanın en iyi genç kızı saydığını hissederek ondaki bu yanılgının sürüp gitmesini istiyordum. Onu elimde olmadan kandırıyordum açıkçası. Ama bunu yaparken ben de daha iyi bir kişiliğe bürünüyordum sanki...