Hangi yönden bakılırsa bakılsın din, insan için bir ihtiyaçtır. Maddi yönden ihtiyaçları ne kadar karşilanırsa karşılansın, manevi ve ruhi ihtiyaçları saglanmamiş olan bir insan , hayatta arzuladığı huzuru bulamaz .
Ruhun pek çok istekleri vardır ,öyle ki bunlar için bir sınır yoktur . İnsan ,gerçek anlamda mutluluğa ,ancak ruhun sınırsız olan bu isteklerinin temin edilmesiyle ulaşabilir . İnsanın sınırlı olan ömrü ise buna yetmez . Bu itibarla onun sonsuz olan arzu ve isteklerini gerçekleştirebilecek ve kendisini mutlu kılacak olan, ölümsüzlüğe olan inancıdır. Fani olmayacak ve sonu gelmeyecek olan bir hayata yönelmeyen ruhta gerçek mutluluk yok demektir. Bu da ancak Allah'a ebedi bir hayata inanmakla elde edilir . Bunu bize öğreten de dindir . Şu halde insanin gerçek mutluluğunu ancak din sağlar .
İnsanın önemli bir yönünü oluşturan , ruhunun isteklerini yerine getirecek ve üzüntülerini giderecek olan şey , onun Allah'a ve sonsuz bir hayata inanmasıdır. Bu inanç olmadıkça ruhun isteklerini yerine getirilmiş ve arzuları karşılanmış olmaz .
Din , bazılarının sandığı gibi sadece vicdani bir kanaatten ibaret değildir . Dinin asıl gayesi , insanı , ruh ve ahlak yönünden olgunluğa eriştirmektir.