..Berna

Ya şimdi ya hiçbir zaman unutma!
10/10
·632 syf.··
2020 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 16:43
(Spoiler içerir) Okuduğum en güzel romanlar arasına girdi bile.Kitabin ana karakteri Oblomov kitap boyunca karşımıza uykucu,miskin bir adam olarak çıksa da kitap onu şu şekilde tanımlıyor; Oblomov'un içinde olup bitenlerden kimselerin haberi yoktu. Eşi dostu sanıyordu ki onun bütün derdi yemek içmekten ve uyumaktan ibaret. Ne bilsinler? Syf 80 Oblomov'un en yakınları olarak;hizmetçisi konumunda ama bence sadık bir dostu Zahar ve En yakın dostu Ştolts var.Ştolts Oblomov'un tersine hırslı, hayatı dolu dolu yaşayan başarılı bir insan.Hatta bence kitap sonunda oblomov olma,Ştolts gibi ol dersini veriyor.. Ştolts Oblomovun hayat tarzının değişmesi için onu Olga isimli bir kadınla tanıştırıyor. Oblomovun uykulu hayatına zeki,sevimli, canlı ve birazda alaycı bir kız sokmakla karanlık bir odaya lamba koymuş, içini aydınlatmış, ısıtmış, canlandırmış olacaktı.Halbuki oblomovun hayatına bir lamba değil ,bir havai fişek sokmuştu. Syf 275 Olga ile Oblomov aşkı kitap boyunca çok naif bir üslupla işlenmişti.Oblomov ve olga birbirlerini ne kadar çok sevmiş olsalarda Ovlomov yaşam tarzını değiştirme niyetinde değildi.Havai fişek etkisi olsa bile :) Olga,dedi niçin kendine eziyet ediyorsun?beni seviyorsan benden ayrılma beni olduğum gibi kabul et.İyi taraflarımı sev. Syf464 Nihayet Oblomov'un değişmeyeceğini Olga da anlayarak şu cümleyle ayrılmıştı. Olan bir oblomovu değil,olacak bir oblomovu sevdim. Syf 465 Ayrılıyorlar ve aralarına yıllar giriyor.Oblomov ev sahibinin kız kardeşi Agafya ile evleniyor.Bu evliliğin en büyük nedeni Agafya'nin Oblomov'u olduğu gibi kabul etmesi bence. Olga da Ştoltsla evleniyor(!)bu evliliğe şaşırdığım kadar kitap sonunda Zahar'a da çok şaşırdım. Kitap o kadar akıcı ve güzel ki ister istemez dost oluyorsunuz her bir karakterle.Oblomov'un aşkı,
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Reklam
Spoiler İçerebilir
9/10
·280 syf.··
2020 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 22:55
** Not: Önyargılı bir insansanız bu kitaba dair bildikleriniz bununla sınırlı kalsın.Teşekkürler :) Öncelikle bu romanın daha çok okunmasına vesile olmayı kendime borç bilerek yazıyorum bu incelemeyi. Roman 1915 yılında 10 günlük bir sürede yaşanan olayları,Ermeni tehcirini anlatıyor. 46.Orhan Kemal Roman Armağanı ödülünü almış olan kitap,"Nevşehir'in tek çerçisi Boğos'u sabaha karşı vurdular" cümlesiyle başlıyor. "Belki en sevdiklerinizin ölüsünü elimize alacağız" diye de ekleniyor kitapta. Ermeniler,Rumlar,Türklerden.. oluşan karakter örgüsü var. Kitapta kardeşlik,dostluk, aşk çok güzel bir şekilde anlatılmış.Romanı okurken etkilenmemek elde değil.Karakterlerin birbiri ile bağını not alarak okumak zorunda kalsam da bazen bu değerinden eksiltmedi. Her karakterin yerine kendimi koyarak, Allah'ım ne zor şartlar o yıllar diyerek okudum.Kitapta beni en çok şaşırtan Çoban Muharrem oldu kuşkusuz.Çok detay vermek istemiyorum, okumanızı öneriyorum ama şu cümleyi unutmayarak; İnsan olmak mühim değil,insan kalabilmek meziyet..
Unutkan AynaGürsel Korat · Yapı Kredi Yayınları · 2016411 okunma
Sevmenin bahanesi olmaz.
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2020 14:58
Kitapların okunmak için zamanı olduğuna inanırım.Benim için de Çalıkuşu'nu okuma zamanı gelmişti.Kitapta Reşat Nuri'nin hayatından izler görüyoruz.Babasının askeri doktor olması nedeniyle kitapta bahsedilen şehirlerde bulunması, Fransızca öğretmenliği yapmış olması vb. Toplumda kadın olmanın zorlukları diyince aklımıza gelenleri,her dönemde yaşanılan aynı sıkıntıları kitapta net bir şekilde gördük.Çalıkuşu'na söylenen ipek böceği, gülbeşeker, fındık kurdu vb lakaplar çilesine çile kattı diyebilirim.Bu yolculukta Hacı kalfa,Munise isimli kızın arkadaşlığı, iftiralardan korunmak için evlendiği yaşlı doktorun iyilikleri (Kâmran'ın yanına onun gönderdiği yazılmasa bile bilinirdi.) Ve pek çok iyi insan Feride'nin ayın 15'i karanlıksa 15'i aydınlık inanışını doğruladı.Kâmran'ı Her gittiği şehirde aklında taşımış olması bana şu satırları hatırlattı; ..Bilmem kaç kilometre yol gittim. Evren kaydı. Sen göğüs kafesimden milim kaymadın.. (Ezel Roz Manaz) Kâmra'nın evlendiğini duyunca yine de bugün hayatımın en mutlu günü derken,batan dikene ağlaması hayatımın en kötü günü demesi çok inceydi.(Hepimizin o an tepki veremediği sonra hıçkırıklarla basit bir şeye ağladığı anlar olmuştur) Öyle değil Kâmran" Ben, Gülbeşeker i sevdim" de dediği sahneye kalbimi bıraktım... Kâmran'dan nefret ettiğini söylemesine rağmen en son kendine gerçekleri İtiraf etmesi, Munise'nin ölümü, evlendikleri gece kendisini odasından gönderen yaşlı doktora; "Babamsın benim" demesi çok etkileyiciydi... Derdini derdim bildiğimden midir Feride'nin, kitap boyunca Kâmran'a kızgınlığım bitmedi.Feride'nin ne kadar sevmiş olduğunu bilsem de sonu böyle olmamalıydı diyorum,Selvi boylum al yazmalım finali geliyor aklıma affetmemeliydi Kâmran'ı diyorum.Aldatmasının yanında Feride'nin defterini okuyana kadar bir
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma