Biranın 17. yüzyıla, hatta çoğu yerde 18. yüzyıla değin ne kadar yaygın olduğunu kavrayabilmek için, o dönemde genellikle kahvaltının bugün unutulmuş bir yemekten, yani bira çorbasından ibaret olduğunu anımsamak gerek.
Kahvenin İslam aleminin şarabı
diye nitelenmesi boşuna değildir.
17. yüzyıla kadar kahve, Doğu'nun egzotik dünyasını anlatan Avrupalıların seyahatnamelerinde geçen bir acayip içecektir yalnızca.
Arap kültürünün kahveyle tam olarak ne zaman tanıştığını söylemek zordur. Rivayete göre, Muhammed hastalık derecesindeki uyku düşkünlüğünden kahve sayesinde kurtulur. Arap tıp literatüründeki bazı bilgilere göre, kahve 10. yüzyılda ilaç olarak kullanılıyordu.
Önce gösterişi yapılan sonra da mideye indirilen karabiber, tarçın ve küçük hindistancevizi egemen sınıfın statü sembolleri, güç göstergeleridir. İkram edilen baharatın ölçüsü ya da ölçüsüzlüğü evin efendisinin sosyal konumunu gösterir. Ziyafet sofrasında karabiber konukların sümüğünü ne kadar azdırıyorsa, ev sahibine duyulan saygı o kadar artar.