Ve bitti..Okumaya başladığımdan beri anlatılan duyguları çok net hissettim hatta yaşadım diyebilirim.Kalemini çok sevdiğim bir yazardır Peyami Safa.Sanırım kendisi de çocukluğun da bir hastalık geçirmiş zaten hasta olmayan birinin bu kadar ayrıntılı ve yoğun bir şekilde duyguları yaşatacağını sanmıyorum.Ben de 12 yıldır bir hastalıkla imtihan oldum,kitabı okudukça hatıralarım canlandı kendimi, yaşadıklarımı okuyormuşum gibi hissettim.Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürüyen bir ben değilmişim meğer.Hemen kitapla aram da bir bağ kurdum ve bunu kaybetmek istemiyorum.Neredeyse bütün kitabı paylaşmak istedim sizlerle.15 yaşında genç bir çocuğun bacağında ki kemik veremi hastalığından,iyileşmek için bacağı kesilmesin diye verdiği mücadeleden bir de muhabbet duyduğu bir kızla yaşadığı anılardan bahsediyor kitap.His yoğunluğu o kadar lezzetliydi ki,gerçekten okumanızı tavsiye edebileceğim çok kaliteli bi eser.
Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Kim bir musibete uğrarsa,benim yokluğum sebebiyle maruz kaldığı musibetini hatırlasın.Çünkü bu en büyük musibettir."
Bu Hadis-i Şerifte Efendimiz kendi yokluğundan yani ölümünden bahsediyor.Onun ölümü en büyük musibettir.Kimin başına kötü bir hâl gelse,onun yokluğunu düşünmemizi istemiş
Bu da bize musibet olarak yeter,yetiyor da zaten.O gül nebiyi görmek nasip olmadı.🥀
Az önce Kütübi Sitte külliyatının 8.ci cildini bitirdim.500 küsür sayfaydı,kitabı buradan kaldırmışlar bi türlü okudum olarak ekleyemiyorum.Ama neden yoooook☹️.
Az önce Kütübi Sitte külliyatının 8.ci cildini bitirdim.500 küsür sayfaydı,kitabı buradan kaldırmışlar bi türlü okudum olarak ekleyemiyorum.Ama neden yoooook☹️.