Burada çok önemli olan bir noktayı da belirtmeli ve açıklamalıyım .Ulus ve ordu, padişah ve halifenin ihanetinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı, yüzyılların kökleştirdiği dinsel ve geleneksel bağlarla içten gelerek boyun eğmekte ve sadık. Ulus ve ordu bir yandan kurtuluş yolu düşünürken bir yandan da yüzyıllardır süregelen bu alışkanlığın güdüsüyle kendinden önce, yüce hilafet ve saltanat makamının kurtarılmasını ve dokunulmazlığını düşünüyor.Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavramak yeteneğinde değil… Bu inanca karşıt fikir ve görüş ortaya koyacakların vay haline! Derhal dinsiz,vatansız,hain ve dışlanmış kişi olur.Diğer önemli bir noktayı da belirtmek gerekir. Kurtuluş yolu ararken, İngiltere,Fransa,İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek ana ilke olarak kabul edilmekteydi.Bu devletlerden yalnız biriyle bile başa çıkılamayacağı kuruntusu hemen bütün zihinlerinde yer etmişti.
Padişah ve halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümeti de aynı durumda. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlıklar ve belirsizlikler içinde olup bitecekleri beklemekte.