Efsa

Efsa
@__efsa__
Paylaştıklarım, okuduklarımdan bana kalan küçük izler; bir nevi “dijital alıntı defterim” Fazlası değil, hatırlamak istediklerim.
Bir !Kung kabilesi üyesinin söylediği gibi, "Biz gösteriş yapanı sevmeyiz çünkü bu gurur ona bir gün adam öldürtebilir. Bu nedenle onun etinin hep değersiz olduğunu söyleriz ki kalbini soğutalım ve onu yumuşatalım." Biriktirip stoklamak da avcı ve toplayıcılar için tabuydu. Tarihimizin büyük bölümünde mülk değil, dostluk biriktirdik. Avrupalı kaşifler cömert yerel halkla karşılaştıklarında çok şaşırıyordu. Kolomb günlüğüne, "Bir şey istendiğinde hiç hayır demiyorlar, ellerinde ne varsa herkesle paylaşıyorlar," diye yazmıştı.
Sayfa 119
1000Kitap
Reklam
Şaşırtıcı bir sonuç…
Oksitosin insanı yumuşatıyor, sakinleştiriyor, barışçıl ve sevgi dolu yapıyor. En saldırganı bile kuyruk sallayan bir yavru haline getirebiliyor. Bu nedenle ona "sarılma hormonu" deniyor ya da "insan sevecenliğinin sütü" gibi ifadeler kullanılıyor. Ancak 2010 yılında Amsterdam Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmanın sonucu sarsıcıydı: Oksitosin etkisinin genellikle kişinin birlikte olduğu insanlarla sınırlı olduğu anlaşıldı. Bu hormon bir yandan arkadaşlarımıza duyduğumuz sevgiyi artırırken diğer yandan yabancılara karşı hissettiğimiz nefreti güçlendiriyordu. Oksitosin evrensel bir kardeşlik hormonu değil, daha çok "önce kendi halkım" hormonuydu.
Sayfa 98
1000Kitap
Yalnızlık yüzünden hasta olabilmemiz tesadüf mü? İlişki yoksunluğunun günde 15 sigara içmekle kıyaslanmasına ne diyebiliriz? Peki ya evcil hayvanların depresyon ihtimalini azaltmasına? İnsanlar birlikte olmayı ve etkileşimi arzular.Bedenimiz gıdaya ihtiyaç duyduğu gibi ruhumuz da ilişkiye ihtiyaç duyar.
Sayfa 94
Alıntı
Kitap güzel ilerliyor!
Medya bilimci George Gerbner, "Bir kültürün hikâyelerini anlatan kişi insan davranışına hâkim olur," diyor. Kısacası artık başka bir hikâyenin zamanı geldi.
Sayfa 59
Alıntı
Yıllardır şu soru aklımı kurcalıyor: Dünyayı neden bu kadar olumsuz algılıyoruz?
Sayfa 35
Alıntı
Reklam