Alışkanlık oluşturmak inanılmaz derecede faydalıdır çünkü bilinçli zihin, beynin darboğazıdır. Dikkatini bir seferde tek bir soruna verebilir. Sonuç olarak beyniniz bilinçli dikkatinizi her zaman hangi görev daha gerekliyse ona saklamaya çalışır. Bilinçli zihin, mümkün olduğu ilk anda görevleri otomatik olarak yapması için bilinçsiz zihne yıkar. Bir alışkanlık oluştuğunda yaşanan tam olarak budur. Alışkanlıklar dikkatinizi diğer görevlere ayırabilmeniz için bilişsel yükü azaltır ve zihinsel kapasitede yer açar.
Yer(yüzün)de kibirlice yürüme. Şüphesiz ki sen (ne kadar güçlü ve sağlam bir şekilde ayağını bassan da) asla yerde bir yarık açamazsın, (ne kadar kasılsan da) uzunluk bakımından dağlara da kesinlikle erişemezsin. ( İsra Suresi, 37. ayet )
(Ey insan! Görmediğin şeye "Gördüm", duymadığın şeye "Duydum", bilmediğin bir şey hakkında da "Biliyorum" diyerek) kendisi hakkında sana âit hiçbir bilgi olmayan şeylerin ardınca gitme. (Herhangi bir konuda zanlarla, sezgilerle ve tahminlerle hüküm verme.) Kulak da, göz de, gönül de; işte sana! Bunların hepsi de şüphesiz ki o (insan) on(lar)dan sorumlu olmuştur. (İsra suresi 36. ayet)
(O zaman o kişiye şöyle buyuracağız: ) “Oku (bakalım) kitabını! Bugün iyi bir muhasebeci olarak nefsin sana yeterli olmuştur.”
Kim hidâyet bulduysa, o ancak kendisi için doğru yolu bulmuştur. (Zîrâ sâlih amelin sevâbı işleyicisine mahsustur.) Kim de sapıttıysa, o ancak kendi aleyhine sapıtmıştır. (Çünkü onun sapıklığı kendisinden başkasını helâk etmez.) Hiçbir (günah) taşıyıcı(sı) diğerinin yükünü taşımayacaktır. Zâten Biz (herhangi bir topluma, emir ve yasaklarımızı duyurmak üzere) bir rasül (ve elçi) gönderinceye kadar (cezâsını bilmeyerek işledikleri şeylerden dolayı) azap ediciler olmamışızdır.
İsrâ Sûresi 14-15. ayetler