Başka memleketlerde 50, 60 sene evvele ait bir kahve, adını değiştirirse veya yıkılırsa sanat ve edebiyat âlemi yerinden oynar, şahsa ait ve o kadar kan dökülerek elde edilmiş tasarruf hakları bile münakaşa edilir, "Burada Verlaine her akşam aperatifini alır, dostlarıyla konuşurdu…" diye on senede bir, bu binanın artık yok olmasına acıklanan kitaplar çıkar. Bizse İstanbul'u durup dururken canlı bir tarihinden mahrum etmeye kalkıyoruz.