Dünyanın tüm büyük yaratıkları arasında insan selinde tek hayatta kalabilenler, yine, Nuh'un Gemisi'nde köle olarak bulunan çiftlik hayvanları ve insan olacak.
Bilişsel Devrim'den bu yana, Sapiens böyle bir günlük ikilikle yaşıyor. Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği. Zaman geçtikçe hayali gerçeklik daha da güçlendi; öyle ki bugün nehirlerin, aslanların ve ağaçların yaşamı hayali varlıklar olan tanrılar, milletler ve şirketlerin insafına kalmış durumdadır.
Belki de bu yüzden atalarımız Neandertalleri yok etti, çünkü Neandertaller yok sayılamayacak kadar yakın, fakat tolere edilemeyecek kadar da farklılardı.
Hayatın biteyazdığı bir anda 'bu hayatı nasıl yaşasam daha iyi olurdu?" sorusunu sorabilmek. Bu yakıcı soruyla daha anlamlı bir hayata başlayabilmek. Çünkü anlamın boy verdiği yerde mutluluk da usul usul, parmaklarının ucuna basarak gelecektir. Mutluluk, siz onu hiç aramadığınız bir anda omuzlarınıza konan bir kelebektir.