es953

Şunu unutma ki; sadece bir önemli zaman vardır ve oda ‘Şu an’dır. Hakim olduğumuz zaman sadece, şu an üzerinde durdugumuz zamandır. En önemli kişi her zaman, birlikte olduğun kişidir. Kimse gelecekte kiminle birlikte olacağını bilemez. En önemli iş de tek başına olan hayat mücadelesinde yanında duran insanları mutlu etmektir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiç beklemediği anda çıkagelen evlilik, karısının yapmacık davranışları... Ve o öldürücü çalışma isteği, o para hırsı; böylece geçen bir, iki, on, yirmi yıl... Yıllar ilerledikçe ağırlık omuzlarına daha çok biniyordu. Meğer başarılı bir yolda yürüdüğünü sandığı halde başarısızlığa doğru dört nala koşuyormuş da haberi yokmuş.
Çocukluğu dışında yaşamının en zevkli anı bile değerini yitirmişti.
Hep aynı şeylerdi içindeki duygular... Kah bir umut kıvılcımı, kah umutsuzluk dalgaları onu içine alıyordu. Ağrılar ve can sıkıntısı arasında değişmeyen, aynı kalan bir dünya...
Sabah mıydı, akşam mıydı; Cuma mıydı, Pazar mıydı?... Hangi gün, hangi vakit olursa olsun, ne fark ederdi ki? Bir dakikacık dinmeyen öldürücü ağrılar; umutsuzca süren, gene de sönmemiş yaşama isteği; biricik gerçek olan, şu gittikçe yaklaşan korkunç, iğrenç ölüm ve çevresini saran yalan... Bu durumda haftanın, günün, vaktin değeri mi olurdu?